SİTE SOL SABİT REKLAM
SİTE SAĞ SABİT REKLAM
SİTE EN ÜST 970PX

BÖLGENİN EN CESUR GAZETESİ...

  • Dolar 4.7916
  • Euro 5.6133
  • GR ALTIN 189.44
  • ÇEYREK 309.88

  • 01 Haziran 2017, Perşembe 6:31
VEYSEL KARAHAN

VEYSEL KARAHAN

GİTME BE ABİ!

"Vurma dur göğsüme, gökyüzü siyaha çalar yoksa

Ağlatma dur gözlerimi, derdim katlanır amansızca

Sessizliğe gömme beni, gitme sakın

Belaya atma beni kan bulaştırma umutlarıma

Sözlerini bilemediğim anlamlar oluşur sonra 3 gram kalmış aklımda"

 

Bana şiir yazmayı yasaklamıştı. Tabi ya aslında çoğu şey yasaktı çömezlere. Sigaraya bile kota vardı. Şakacı tavırları, sivri dili ve zekasıyla her zaman etrafında olan insanları şaşırtan, mesleğinde başarılı bir gazeteciydi Şevket ağabey. Tam da Mehmet Aydın'ın dediği gibi: "İlkeli ve dürüst gazeteciliğin şampiyonu" olarak ayrıldı aramızdan. Çok sevdiğim bir insandı. Üzülmemek elde değil gidişine. Beni sevmez gibi görünür ama içinden severdi. Espri yapardı: "He bu Allah'ın kürdü ne anlar" diyerek laf arasında beni kızdırmaya çalışırdı. Herkese kızardım ama ona kızamazdım..

***

Aydın'da çalıştığım zamanlar tanıştığım her gazeteci ağabeylerimizin ayrı ayrı yetenekleri vardı. Kişilikleri farklı bir avuç insan. Ben ve Mehmet Ali piyasanın en genç muhabirleri olarak kendimize birer usta seçmemiz gerekiyordu. Tüm gazetecilerle habere gittik geldik. Mesela Murat Gürkan'ın asayiş haberlerindeki yırtık tavrı ve iş bitiriciliği dikkatimizi çekerdi. Ümit Özmen'in devamlı aynı çizgide istikrarlı bir şekilde yol alması ve mesleğine gösterdiği titizliğe hayran kalırdım. He birde haber kıskanmazdı. Mesela Erdal Savaş vardı. Eski kulağı kesiklerden belliydi taa ilk günlerden gözümüze kestirmiştik. Bu adamla akşamları takılıp İstanbul'daki hikayelerini dinleyelim derdim Mehmet Ali'ye. Erdal abinin retoriksel dili ve haber yazmaya olan tutkusu bize ilham verirdi. Hepsini sayamam belki ama Cem Ulucan'ı da anlatayım. Köşe yazısının çıkmadığı gün arar iyimisin diye sorarım. Yalansa yalan desin köşesinden. Sırf o yazıyor diye abartısız söylüyorum gidip Denge gazetesi alırdım. Tabi bir de akranlarım var: Engin Kocaman, Eray Gökçe biri Ses diğeri Nazilli Adalet gazetesinin muhabiri. Pırlanta gibi çocuklar desem yeridir. Denge ve Çizgi gazetesi muhabiri Mehmet Ali'yi anlatmama gerek yok zaten. 11 yıllık dostum, canım, ciğerim..

**

DHA Didim muhabiri Ediz Verdioğlu'nun disiplinli tarzı, çalışkanlığını anlatmama gerek yok. Ve son olarak Ses gazetesinin Söke temsilcisi Murat Tan'ın şiirleri ve köşe yazıları, kuğul yaşantısı onu diğer meslektaşlarımdan farklı kılıyor. Bahattin amcadan da bahsetmeye gerek yok zira "O egenin divasıdır" derdi Şevket abi.

 

Bu kadar gazeteci saydım ama benim gözümde en farklı olan Şevket abimi sona bıraktım. Mehmet Ali ve ben onun her yanına gittiğimizde hayran kalırdık. Neden mi? Aydın basın camiasının içerisinde en çok genç muhabirlere önem verendi. Önem vermenin perde arkasında yatan özellik aslında gençlerin halinden anlamasıydı. Her canımız sıkıldığında sığınacak limanımız olan Havadis bürosu çoğu zaman sıkıntılarımızı dinlerdi. Şevket ağabey, sorundan ziyade çözüm üretir bize akıl verirdi. Biz de can kulağıyla dinlerdik. Farkı sanki 49 yaşındaki bir adam gibi değilde 24 yaşında olan Veysel ya da Mehmet'in gözünden hayata bakabilmesiydi. Tabi o pencereden baktığı için sorunu derinlemesine anlar, sonra kendi yaşına dönüp öğüt verme faslına geçerdi. Kelimeler şu an onu anlatamasa da herkesin zihninde aynı iyi havayı estirdiğini hissediyorum. Argo kelimelerin ustasıydı Şevket abi. Naber lan ibne demeye bayılırdı. 

 

Sonra boş zamanlarında bize sigara uzatır anlatın lan derdi. Mehmet Ali başlardı önceki gece gittiğimiz kaza haberini anlatmaya. Dönerdi ona: " Kaza falan hikaye bırakın gençler, Haluk Başkan AKP'ye geçerse şaşmayın" derdi. Başkan hakkında konuşurduk ama sonunda Şevket abi her zaman şunu derdi; "Allah başımızdan Haluk Başkanı almasın" ya da " Len bakmayın onun sert göründüğüne, yufka gibi adam"derdi.

O HALDE GÖRMESEYDİM

 Aydın'dan İstanbul'a geldiğimde Yeni Şafak'ta çalışmak için Şevket abinin ofisine veda etmek için gitmiştim, fakat yerinde yoktu. Aradan aylar geçti hastalandığını öğrendim. Ara ara Nazan ablamı arayıp sorardım halini ama söz vermiştim göreceğim diye. Seçim gününe nasip oldu Nazilli Referans Hastanesinde görme fırsatımız oldu. Mehmet Ali ve Erdal Savaş ile beraber ziyaretine gittiğimizde Yoğun bakımdan odasına geçmişti. İlk gördüğümde çok şaşırdım. O kadar zayıflamıştı ki.. Yakıştıramadım ona. O Türk kası diye tabir ettiği göbeği bile erimişti. Artık neyiyle dalga geçerim iyileştiğinde diye düşünürken, haber geldi. Durumunun ağır olduğunu öğrendim. Odada yarı baygın yatıyordu. Yanı başında ayakta duruyordum. Hafif gözünü açarak elini uzattı. Avucunu açtı, elimi koymam için. Ben de gözyaşlarıma hakim olamayarak eline eğilip öptüm. Sonra bana çok bozuk bir sesle "Berhudar ol" dedi ve tebessüm etti. Bana o kadar bulaşırdı ki şakasına, o halde bile beni gördüğünde espiri yapmayı ihmal etmedi. Ben dönüp çömezin geldi deyince kaşını kaldırdı bana. Eğildim baş ucuna artık çömez değilsin dedi. Ya Şevket abi şakanın sırası mı dedim. Biliyorum ben ile Mali, Savaş Ay gibi gazeteci olsak bile o bize çömez derdi. Mesleğin en ince ayrıntılarını, işin püf noktalarını ve strateji üretmeyi o öğretmişti bize. O yüzden aramızda gizli bir abi-kardeş bağı oluşmuştu. Kısaca şöyle bitireyim; O gece ben yola çıktım. İstanbul'a gelene kadar onu düşündüm. Saatlerde dua ettim, Allahım yardım et ona diye. Aradan 3-5 gün sonra şirkette haber yazarken Mehmet Ali aradı: " Şevket abimiz hayatını kaybetti" sessizlik.. Bu kelimelerden sonra sadece iki cümle hak etti Şevket abi: "Abi bizi yalnız bıraktın ya! Abi neden pes ettin! Sana ilk defa kızdım abi. Ama gitmekle bize önemli bir şeyi hatırlattın. Ölümün gerçek olduğunu. Şevket'in, Veysel'in ya da Murat, Mehmet'in de başına her an geleceğini öğrettin. Ya giderayak bile bize bir şey öğrettin USTA.. 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
SİTE EN ALT 970px90
yukarı çık